<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hamilesin.Com</title>
	<atom:link href="http://www.hamilesin.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hamilesin.com</link>
	<description>Hamilesin</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 13:47:54 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İKİLİ TEST (11-14 TESTİ)</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/ikili-test-11-14-testi.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/ikili-test-11-14-testi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 13:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamile Test]]></category>
		<category><![CDATA[(uçuk) nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[13 trizomi]]></category>
		<category><![CDATA[3 haftalik hamile HCG  orani 50 000]]></category>
		<category><![CDATA[adet kaninin azalmasi]]></category>
		<category><![CDATA[adet oncesi akintinin sari gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[adete yakin vajinada yanma akinti ne olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[adetten 5 gün sonra göğüs ağrısı ve vajinadan akıntı gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[adjusted]]></category>
		<category><![CDATA[adjusted risk nedir]]></category>
		<category><![CDATA[akıntı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[akinti testi]]></category>
		<category><![CDATA[akintinin icinde kan gorulmesi]]></category>
		<category><![CDATA[AKINTININ SEBEBİ NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[akyuvar sayisinin artisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amniosentez]]></category>
		<category><![CDATA[background]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz kan hucreleri yuksek gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[biochemistry]]></category>
		<category><![CDATA[daha erken testo]]></category>
		<category><![CDATA[dogum testləri]]></category>
		<category><![CDATA[Down sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu testlerle yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[down syndrome anneden alinan kanda belli olurmu]]></category>
		<category><![CDATA[Duktus venozusta kan akımı bozulması]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde meni akintisi sorunlari]]></category>
		<category><![CDATA[erkekte fizyolojik şeffaf akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[FETAL ENSE KALINLIGI TESTI]]></category>
		<category><![CDATA[fizyolojik akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[gonorrhea  erkek]]></category>
		<category><![CDATA[hamile akinti]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadin meme ucu]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik doktora sorulacak sorular]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik testi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik testleri sonuç]]></category>
		<category><![CDATA[HAMİLES]]></category>
		<category><![CDATA[hipofiz hastaligi ve hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[idrarim cok acik sari]]></category>
		<category><![CDATA[ikili test]]></category>
		<category><![CDATA[İKİLİ TEST (11-14 TESTİ)]]></category>
		<category><![CDATA[kadinlar gogus agrisi nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kisirlik tedavisi icin meme bezi kontrolu]]></category>
		<category><![CDATA[kisirlikta hormon testindeki degerler]]></category>
		<category><![CDATA[kromozomal anomaliye]]></category>
		<category><![CDATA[laparoskopi ve kisirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Lökosit Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[lokosit tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[lökositoz gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Lökositoz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme altindaki kemik yapisi]]></category>
		<category><![CDATA[memebasi yaralari vemantar]]></category>
		<category><![CDATA[Nazal (Burun) Kemiği ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[prolaktin testinde hamilelik gorulur mu]]></category>
		<category><![CDATA[spermiyogram lokosit]]></category>
		<category><![CDATA[tek taraflı rahim]]></category>
		<category><![CDATA[test hunner ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[trimester nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[trimester tarama testi]]></category>
		<category><![CDATA[TRISOMY21 TRISOMY 13/18]]></category>
		<category><![CDATA[trosomy 18 sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasound]]></category>
		<category><![CDATA[VAGINA AKINTISI]]></category>
		<category><![CDATA[VAJİNA İLTİHABINDA YANMA KESİN OLURMU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[İKİLİ TEST (11-14 TESTİ)
İkili tarama testi ya da 11-14 testi olarak da bilinen ilk trimester tarama testi Down sendromu ve Trizomi 18 adı verilen kromozomal anomaliye sahip bebekleri gebeliğin çok erken dönemlerinde saptamaya yönelik bir tarama testidir.
Tüm tarama testlerinde olduğu gibi bu test de tanı koydurmaz. Sadece hastalık açısından yüksek risk altındaki bebekleri işaret eder [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İKİLİ TEST (11-14 TESTİ)</strong><br />
İkili tarama testi ya da 11-14 testi olarak da bilinen ilk trimester tarama testi Down sendromu ve Trizomi 18 adı verilen kromozomal anomaliye sahip bebekleri gebeliğin çok erken dönemlerinde saptamaya yönelik bir tarama testidir.</p>
<p>Tüm tarama testlerinde olduğu gibi bu test de tanı koydurmaz. Sadece hastalık açısından yüksek risk altındaki bebekleri işaret eder ve bu bebeklerde kesin tanıya götüren tanısal testlerin yapılmasını sağlar. Bir başka deyişle testin yüksek risk göstermesi bebekte anomali olduğunun kanıtı olmadığı gibi, riskin düşük çıkması da bebeğin tamamen sağlıklı olduğunu garanti etmez.</p>
<p><strong>Test 11-14 haftalar arasında yapılır.</strong></p>
<p>Anneden alınan kan örneğinde free β-hCG ve PAPP-A (gebeliğe özgü plazma proteini-A, pregnancy associated plasma protein-A) ölçülmesi ve fetusun ense kalınlığının ultrason ile ölçülmesi sonucu elde edilen değerler kullanılır.</p>
<p>Risk oranının 1/270’nin üzerinde olması Down sendromu açısından ileri tetkiki gerektirir.</p>
<p>İkili testin avantajları arasında gebeliğin daha erken bir döneminde yapılması ve anormal bir sonuç durumunda daha fazla tanısal test seçeneğinin (koryonik villus örneklemesi, erken veya geç amniosentez) olması, anomalili bebek durumunda ise gebelik sonlandırılmasının daha erken bir dönemde yapılabilmesidir.<br />
Ayrıca testin duyarlılığı üçlü test ile karşılaştırıldığında daha yüksek olarak rapor edilmektedir. Testin en önemli dezavantajı ise nöral tüp defektlerini saptayamamasıdır.</p>
<p><strong>İkili testte:</strong><br />
Sadece PAPP-A ve b-hCG kombinasyonu kullanılırsa Down Sendromu saptama oranı %64’ lerdedir.<br />
b-hCG,PAPP-A, fetal ense kalınlığı kombinasyonu kullanılırsa Down Sendromu saptama oranı % 90 civarına ulaşmaktadır.</p>
<p><strong>Nazal (Burun) Kemiği ölçümü:<br />
</strong>Nazal kemik yani burun kemiğinin ultrasonla değenlendirilmesini de ikili testle kombine ederek değerlendiren bazı merkezler vardır. Nazal kemiğin ultrasonda görülememesi trizomi olma riskini arttırır. Çünkü nazal kemik 11-14 hafta arasında normal fetusların %98&#8242;inde görülebilir, sadece %2&#8217;sinde görülemez. Trizomili 21 olan fetusların ise %70&#8242;inde nazal kemik görülemez. trizomi 18 olan fetusların %50&#8217;sinde nazal kemik görülmez. Trizomi 13 olan fetusların %30&#8242;unda nazal kemik görülmez.</p>
<p><strong>Duktus venozusta kan akımı bozulması:</strong><br />
Duktus venozusta (fetusta kalbe yakın bulunan bir damar) kan akımı bozulması da normal ve kromozomal bozukluk olan fetusları ayırtedebilmek için bazı çalışmalarda kullanılmıştır. Kromozomal olarak normal fetusların %5&#8242;inde, trizomili fetusların %80&#8242;inde duktus venozusta kan akıımı anormal bulunmuştur.</p>
<p><strong>Burada şu noktaya her zaman dikkat etmek gerekir:</strong> İkili, üçlü ve dörtlü test bebekte bir anomali yada sakatlık olduğunu kesin olarak asla gösteremez sadece anomali riskinin normale göre arttığını yada artmadığını işaret eder. Anomali olup olmadığını kesin olarak bize gösterecek yöntem ise amniosentezdir. (Amniosentez: anne karnından bebeğin kesesinden su alma işlemi) Trizomi 21 yada 18 gibi anomaliler her zaman ultrasonda farkedilemez. Ayrıca bu testlerin normal çıkması da bebekte kesinlikle anomali olmadığı anlamına gelmez. Bu testlerin belli oranda hata payları vardır.</p>
<p>TRISOMY21 TRISOMY 13/18<br />
background risk 1<br />
ultrasound risk 1<br />
biochemistry risk<br />
adjusted risk 1</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/ikili-test-11-14-testi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/meme-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/meme-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:55:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme ağrıyor kansermidir]]></category>
		<category><![CDATA[meme akıyor kansermidir]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme sikiş yala]]></category>
		<category><![CDATA[meme ucu]]></category>
		<category><![CDATA[meme yala]]></category>
		<category><![CDATA[memeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[Meme Kanseri Nedir ?
Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Erken teşhis ve meme kanseri belirtileri çok önemlidir.




Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir ?
Risk faktörlerini taşıyan kadınların bu faktörleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme Kanseri Nedir ?</p>
<p>Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Erken teşhis ve meme kanseri belirtileri çok önemlidir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir ?</p>
<p>Risk faktörlerini taşıyan kadınların bu faktörleri taşımayanlara göre daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları vardır.Bu faktörleri taşımayan kadınlar da meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır.</p>
<p>Meme kanseri ne yakalanma riskini artıran faktörler;</p>
<p>Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir.<span id="more-135"></span> 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa muayene olmalı ve mamografi çektirmelidir.<br />
Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.<br />
Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı diğer kadınlara göre daha fazladır.Kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir.<br />
Daha önce memeden biopsi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir.Biopside çıkartılan kitlenin patolojik incelemesi sonucu atipik hiperplazi (iyi huylu) tanısı konmuş kadınlarda meme kanseri gelişme oranı normal kadınlara göre daha fazladır.<br />
Doğurganlık çağı süresi: Adet görmeye erken başlanması ve menapoza geç girilmesi bu çağı uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.<br />
Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir.<br />
Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar.<br />
Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır. Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda kalp hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir kontrol altında yapılmalıdır.<br />
Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşler olmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadır.<br />
Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk nispeten artmaktadır. Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması önerilmektedir.<br />
Sigara: Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat, genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir.<br />
Şişmanlık ve yağlı beslenme: Şişmanlığın, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığı gözlenmiştir.Doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığı ileri sürülmüştür.</p>
<p>Meme Kanseri Riski Azaltılabilir Mi ?</p>
<p>Yoğun egzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı gözlenmiştir. Bu nedenle, tüm kadınlara önerilmektedir. Meme kanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi vardır. Sebze ve meyveden zengin beslenme, ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulması önerilmektedir. Günlük gıda alımına C vitamini, beta karoten gibi antioksidanların eklenmesinin koruyucu etkisi olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Memede Kanser Önlenebilir Mi ?</p>
<p>Henüz meme kanserini kesin önleyen bir yöntem yoktur. Günümüzde bilinen tek yöntem, erken tanıdır. Erken tanı sayesinde, meme kanserinin getirdiği sorunlar büyük oranda çözülebilmektedir.</p>
<p>Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir? Nasıl Erken Tespit Edilebilir ?</p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değişmektedir ve bu sebeple meme kanseri belirtileri değerlendirmesi çok önemlidir. Bu risk faktörlerinin arasında en başta yaş gelmektedir. Daha genç yaşlarda ortaya çıkabilmesine rağmen, ilerleyen yaş gruplarında bu risk artmaktadır.<br />
Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayene sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Eğer bir değişiklik tespit edilirse derhal bir hekime baş vurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa bile, üç yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmelidirler.<br />
Kırk yaşına gelen kadınların, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya iki yıl ara ile mamogrofi çektirmeleri gereklidir.<br />
Elli yaşından sonra, kadınlar kendilerinin periyodik muayenelerine ve her yıl bir defa hekim muayenesine devam etmeli ve mamografi dediğimiz meme filmini her yıl çektirmelidir.</p>
<p>Memede Kanser &#8216;den Korunma İçin Kadınlar Kendilerini Nasıl Muayene Etmelidir ?</p>
<p>Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder.</p>
<p>Aşağıda değişiklikler fark edildiğinde, gecikmeden bir hekime baş vurulmalıdır:</p>
<p>ü Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle,</p>
<p>ü Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği,</p>
<p>ü Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması,</p>
<p>ü Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması,</p>
<p>ü Memenin şeklinde değişiklik,</p>
<p>ü Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik,</p>
<p>ü Meme başında ortaya çıkan akıntı.</p>
<p>Memede Kitle Tespit Edildiğinde Ne Yapılmalı?</p>
<p>Memede bir kitle tespit edilince bunun kanser mi, yoksa başka bir hastalık mı olduğu araştırılmalıdır. Şunu önemle vurgulamak gerekir ki, memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle, memede şüpheli bir kitle saptanınca, hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe kapılmaya gerek yoktur. Memede bir kitle saptandığında, bir hekime başvurarak daha ileri tetkiklerin yapılması gereklidir.</p>
<p>Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?</p>
<p>Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar hastalığın saptandığı safhaya göre değişir. Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazla olmaktadır.</p>
<p>Meme Kanseri Ameliyatı Nedir ?</p>
<p>Günümüzde meme kanserinin tedavisinde, cerrahi girişimin birkaç farklı uygulaması vardır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadan korunmasına yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelik olanlar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bunlara ek olarak da, alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları vardır</p>
<p>Meme Kanserinde Kemoterapi Nedir ?</p>
<p>Kanser hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlar ağızdan veya damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır. Genellikle, aynı anda birkaç ilaç birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından, değişik kombinasyonlar halinde verilirler. Kemoterapi, belirli bir süre verilir ve sonra ara verilir. Bu aralarda hastanın kendisini toparlaması sağlanır. Daha sonra tekrar bir süre ilaç verildikten sonra ara verilir.<br />
Bazı olgularda lokal olarak yapılan cerrahi tedaviye ek olarak, ilaç tedavisi de eklemek gerekebilir. Hastalarda cerrahi tedavi sonrası yapılan tetkiklerde, herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa bile, koruyucu önlem olarak bir süre ilaç tedavisi yapılabilir.</p>
<p>Meme Kanseri Hormon Tedavisi Nedir ?</p>
<p>Bazı meme kanseri hücreleri, içerdikleri hormon reseptörleri (algılayıcıları) aracılığı ile östrojene duyarlı olabilir. Yani, östrojen hormonu bu kanser hücrelerinin büyümelerine ve artmalarına neden olabilir. Hormon tedavisinde amaç, bu şekilde östrojen reseptörü içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin gelişmesinin önlenmesidir. Bu amaçla günümüzde kullanılan ilaç tamoxifendir. Tamoxifen tedavisi genellikle en az iki yıl ve en fazla beş yıl sürmektedir.</p>
<p>Meme Kanseri tedavisi Ve Işın Tedavisi (Radyoterapi) Nedir?</p>
<p>Işın tedavisi meme bölgesine ve koltuk altına uygulanarak cerrahi girişimden sonra kalma olasılığı olan kanser hücrelerinin öldürülmesini sağlamak amacı ile yapılır. Bu tedavinin bazı yan etkileri vardır. Bu tedaviyi gören kadınların çoğu halsizlikten yakınırlar. Memede şişme ve ağırlık hissi ortaya çıkabilir. Bu yan etki yaklaşık bir yılda kendiliğinden kaybolur. Tedavi edilen bölgedeki deri güneş yanığı rengini alabilir. Bu da yaklaşık bir yıl içinde azalır.</p>
<p>Dünyada Meme Kanseri Artış Gösteriyor Mu?</p>
<p>Hastalığın diğer bir özelliği de, görülme sıklığının artıyor olmasıdır. Kırk yıl önce 1960 yıllarında, ABD’ de yirmi kadından birisinde meme kanseri görülürken, günümüzde sekiz kadından birisinde meme kanseri görülmektedir. Hastalığın gösterdiği bu artış, tüm gelişmiş batı ülkelerinde izlenmektedir. Meme kanseri görülme oranı artış göstermekle birlikte, teknolojik gelişme ve erken tanı olanaklarının artmasına bağlı olarak, meme kanseri ölüm oranı aynı kalmıştır, artmamıştır.</p>
<p>Türkiye’ de bu konudaki toplum bilinci yeterince gelişmemiştir. Erken tanı olanakları yetersizdir. Bu olumsuzlukların sonucu, Türk kadını meme kanseri konusunda çağdaş erken tanı olanaklarından mahrum olduğu için, tanı çok geç konulmaktadır. Hastaların büyük bir çoğunda ilk tanı sırasında çok geç kalındığı için uygulanacak tedavi seçenekleri fazla olmamaktadır.</p>
<p>Meme Kanseri Toplu Taraması Nasıl Yapılır ?</p>
<p>Mamografi, memenin röntgen filminin çekilerek, kanserin erken dönemde saptanmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Bu yöntem ile, toplumda belirli bir yaşın üstündeki tüm kadınların meme filmi çekilerek, meme kanseri erken safhada yakalanmaya çalışılır. Bu şekilde toplumda meme kanseri taramasının yapılabildiği mamografiye, tarama mamografisi denir.<br />
Tarama mamografisi, dünyada en yaygın kullanılan meme kanseri erken tanı yöntemidir. Amerikan Kanser Enstitüsü, 40 yaş üzerindeki her kadının, yılda bir defa mamografi çektirmesini ve uzman bir hekim tarafından muayene edilmesini önermektedir.</p>
<p>Meme Kanseri Tedavisi ni Kim Yapar?</p>
<p>Meme kanseri tedavisi, günümüzde multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Hastanın ilk ameliyatını yapan cerrah, ilaç tedavisini uygulayan onkolog, ışın tedavisini uygulayan radyasyon onkoloğu, teşhisin konulmasında kilit rol alan patolog ve plastik cerrah mutlaka bir ekip çalışması içinde birlikte hastayı ele almalı ve hastanın tedavisini birlikte planlamalıdır. Bu hekimler meme kanseri konusunda yeterince bilgili ve uzmanlaşmış olmalıdır. Alınan memenin yerine, rekonstrüksiyon yapılarak hastaların bedensel kayıplarının en aza indirilmesi, çağdaş meme kanseri tedavisinin ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle plastik ve rekonstrüktif cerrahi, bu ekip içinde yerini almalıdır. Ameliyat sonrası erken dönemde kol ve omuz hareketlerinin kazanılmasında, geç dönemde kolun şişmesi şeklinde seyreden lenf ödem tedavisinin yapılmasında, fizik tedavi ve rehabilitasyonun önemi çok büyüktür. Meme kanseri sadece hastayı değil, çevresindeki insanları da psikolojik olarak önemli ölçüde etkileyen bir sosyal bir sorundur. Böyle bir ekip içinde pisikolojik desteği sağlayan psikoloğun bulunması, mutlaka gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/meme-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>INFERTILITE (KISIRLIK )</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/infertilite-kisirlik.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/infertilite-kisirlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[adet öncesi akıntı azalırmı]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kal]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalamama]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalma]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilesin]]></category>
		<category><![CDATA[kısır]]></category>
		<category><![CDATA[kısır değil]]></category>
		<category><![CDATA[kısır tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlıktan kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl hamile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[İNFERTİLİTE&#8217;DE GENEL BİLGİ ve TANIMLAR &#8212; Gebelik Oluşması İçin Ne Gibi Faktörler Olmalıdır? &#8212; İnfertilite Nedenleri Nasıl Sınıflandırılabilir? &#8212; Kısırlık Tedavisine Nasıl Başlanır? İnfertilite-Jinekoloji Sözlüğü Tıbbi öykü (Anamnez) ve Jinekolojik Muayene 



KISIRLIKTA TEŞHİS METHODLARI Kısırlıkta ultrasonografi Histerosalpingografi (HSG) Laparoskopi Histeroskopi Sims-Huhner Testi Ofis Histeroskopi
İNFERTİLİTE NEDENLERİ İNFERTİLİTE ERKEK FAKTÖRÜ (Male factor) Erkek Faktöründe Genel Bilgiler &#8212; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İNFERTİLİTE&#8217;DE GENEL BİLGİ ve TANIMLAR &#8212; Gebelik Oluşması İçin Ne Gibi Faktörler Olmalıdır? &#8212; İnfertilite Nedenleri Nasıl Sınıflandırılabilir? &#8212; Kısırlık Tedavisine Nasıl Başlanır? İnfertilite-Jinekoloji Sözlüğü Tıbbi öykü (Anamnez) ve Jinekolojik Muayene <script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>KISIRLIKTA TEŞHİS METHODLARI Kısırlıkta ultrasonografi Histerosalpingografi (HSG) Laparoskopi Histeroskopi Sims-Huhner Testi Ofis Histeroskopi</p>
<p>İNFERTİLİTE NEDENLERİ İNFERTİLİTE ERKEK FAKTÖRÜ (Male factor) Erkek Faktöründe Genel Bilgiler &#8212; Erkek faktörü ne demektir? &#8212; Erkek infertilitesinde neler araştırılır? &#8212; Erkekte genetik inceleme Spermiyogram (Semen Analizi, Meni Testi) &#8212; Spermiyogramda normal değerler nelerdir? &#8212; Spermiyogram terminolojisi &#8212; Kruger methodu nedir? &#8212; Sperm hücresinin yapısı &#8212; Sperm yapısındaki bozukluklar Erkek Faktöründe Tıbbi Tedavi Aşılama (IUI, İnseminasyon) Varikosel Erkek Faktöründe Cerrahi Tedavi İnfertil Erkeklerin Bilmesi Gerekenler&#8230;</p>
<p>İNFERTİLİTE KADIN FAKTÖRÜ İnfertilite&#8217;de Kadın Faktörüne Giriş Ovulatuar Faktör &#8212; Polikistik Over Sendromu (PCOS) &#8212; Yumurtlama Tedavisi (Ovulasyon indüksiyonu) Tubal Faktör Servikal Faktör &#8212; Rahim ağzı yaraları &#8212; Servikal Yetmezlik ve Servikal Stenoz Uterin Faktör &#8212; Myom &#8212; Asherman Sendromu &#8212; Rahimin konjenital problemleri İmmünolojik İnfertilite Peritoneal Faktör ve Endometriozis Yaş ve Doğurganlık Erkek ve kadında kısırlık nedeninin bulunamaması: Açıklanamayan İnfertilite (Unexplained Infertility) Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)</p>
<p>İNFERTİLİTE İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR &#8212;İnfertilite (Kısırlık) ne demektir? &#8212;Kadının yaşı ilerledikçe gebelik şansı azalır mı? &#8212;Erkekler de yaş ilerleyince üreme sağlığı bozulur mu? &#8212;Kısırlığın sık görülen nedenleri nelerdir? &#8212;Kısırlık günümüzde daha mı yaygınlaştı? &#8212;Stres kısırlığa neden olur mu? &#8212;İnfertilite tedavisi gören çiftlerin gebe kalma şansı nedir? &#8212;Şişmanlık kısırlığa neden olur mu? &#8212;Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar sonradan gebe kalmakta zorlanır mı? &#8212;Rahim içi araç (spiral) kullananların daha sonra gebe kalmaları zor mudur? &#8212;Çiftler kısırlık nedeni ile doktora başvurmadan ne kadar beklemeli? &#8212;Bu kadar uzun süre beklememesi gereken çiftler var mı? &#8212;Çiftler doktora beraber mi gitmeli? &#8212;Doktor ne gibi soruları sorar? &#8212;Muayene olmak gerekir mi? &#8212;Kısır çiftlerin ne kadarı tedavi edilebilir?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/infertilite-kisirlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VAJİNAL AKINTILAR</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/vajinal-akintilar.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/vajinal-akintilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıntı Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[adet periyodu bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[adetle birlikte gelen yumurta akı kıvamlı akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[bakteriyel vajinosis]]></category>
		<category><![CDATA[Cervicit (servisit)]]></category>
		<category><![CDATA[cerviks sonucunda bakteri üremesi]]></category>
		<category><![CDATA[chlamidiasis nedir]]></category>
		<category><![CDATA[CİDDİ VAJİNAL MANTAR]]></category>
		<category><![CDATA[fizyolojik vajinal akıntının zamanları]]></category>
		<category><![CDATA[Gardnerella vaginiti]]></category>
		<category><![CDATA[gardnerella vaginitis bakteriyel vaginosis tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalamama mantar enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kamera ile muayenede vajina mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[kamerada vajina gosterılır]]></category>
		<category><![CDATA[spesifik vajinit]]></category>
		<category><![CDATA[Trichomonas vaginalis]]></category>
		<category><![CDATA[Trichomoniasis]]></category>
		<category><![CDATA[vajina içi kamera]]></category>
		<category><![CDATA[vajina içi kamera çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[vajina içinde kamera]]></category>
		<category><![CDATA[vajinada lateks nedir]]></category>
		<category><![CDATA[vajinadan sut kesiği kan gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[VAJİNAL AKINTI BELDE AŞIRI AĞRI]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal kameralı ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal mantar akıntısında anti bakteriyal kullanılır mı]]></category>
		<category><![CDATA[VAJİNAMDA ŞEFFAF VE KOKUSUZ AKINTI VAR]]></category>
		<category><![CDATA[vajinamdan şeffaf bir akıntı geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinit (vaginit)]]></category>
		<category><![CDATA[vajinit ve servisit iltihabı için kullanılan ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[VAJİNAL AKINTILAR
// 

Vajina nedir?
Vajina 8-10 cm uzunluğunda, içinde kıvrıntılı (tırtıklı) bir yapıya sahip bir kanaldan oluşan kadın genital organıdır.
Normalde vajinanın dört ayrı işlevi vardır:
Cinsel ilişki işlevi
Normal doğumun gerçekleşmesindeki işlevi
İdrar kanalı olan &#8220;urethra&#8221; yı içermesi
Rahimden gelen adet kanının dışarıya boşalması
Kadınlarda hem normal olarak görülen &#8220;fizyolojik vajinal akıntılar&#8221; olabileceği gibi hem de bir enfeksiyona bağlı &#8220;patolojik vajinal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VAJİNAL AKINTILAR<br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
 google_ad_client = "pub-0783060370737077"; /* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */ google_ad_slot = "4707661811"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
Vajina nedir?<br />
Vajina 8-10 cm uzunluğunda, içinde kıvrıntılı (tırtıklı) bir yapıya sahip bir kanaldan oluşan kadın genital organıdır.</p>
<p>Normalde vajinanın dört ayrı işlevi vardır:<br />
Cinsel ilişki işlevi<br />
Normal doğumun gerçekleşmesindeki işlevi<br />
İdrar kanalı olan &#8220;urethra&#8221; yı içermesi<br />
Rahimden gelen adet kanının dışarıya boşalması</p>
<p>Kadınlarda hem normal olarak görülen &#8220;fizyolojik vajinal akıntılar&#8221; olabileceği gibi hem de bir enfeksiyona bağlı &#8220;patolojik vajinal akıntılar&#8221;a rastlanılmaktadır. Önemli olan vajinal akıntının ne türde olduğunun anlaşılmasıdır. <span id="more-127"></span>Fizyolojik vaginal akıntılarda tedavi gerekmezken, patolojik (hastalığa bağlı) vaginal akıntılarda tedavi şarttır.</p>
<p><strong>Fizyolojik vajinal akıntı nedir?</strong><br />
Normalde üreme çağındaki her kadında bir miktar şeffaf, kaygan ve kokusuz nitelikte bir vaginal akıntı vardır. Normal olan bu vaginal sıvıya &#8220;fizyolojik vaginal akıntı&#8221; denmektedir.</p>
<p>Kadınlık hormonlarının etkisi ile rahim ağzındaki servikal bezlerden ve vajen bölgesindeki bezlerden salgılanan bu sıvının faydalarından birisi de vagen kayganlığını sağlayarak cinsel ilişkinin konforlu olmasını sağlamaktır. Aynı zamanda fizyolojik vaginal akıntılar yürüme esnasında dudak kısımların birbirine sürtünmesiyle birlikte tahrişi önlemektedir.</p>
<p>Menopoza giren kadınlarda estrojen hormonunun azlığına bağlı olarak vajinal sıvının salgılanması azalması &#8220;vaginal kuruluk&#8221; şikayetini meydana getirmektedir.</p>
<p>Ovulasyon döneminde fizyolojik vajinal akıntı olabilir&#8230;<br />
Fizyolojik (normal) vajinal akıntı, adet periyodu içinde yumurtlama gününe yaklaştıkça artma eğilimindedir; hatta bazı durumlarda çamaşırı kirletecek derecede vagen dışına taşabilir.</p>
<p>Ovulasyon döneminde görülen bu akıntı, yumurtlama gününde yumurta akı kıvamında, çekince uzayan, sümüksü ve şeffaf bir görünüm alır. Bu şekildeki vajinal bir akıntı &#8220;ovulasyon&#8221; un habercisidir.</p>
<p>Her ne kadar aşırı miktarda olabilse de, fizyolojik akıntı renksiz, kokusuzdur; kaşıntı ve irritasyon da yapmaz.</p>
<p><strong>Laktobasiller (vajen içi yararlı bakteriler, süt basilleri)</strong><br />
Vajenin en önemli özelliklerinden birisi de zararlı bakterilere karşı savunmada yer alan ve &#8220;laktobasil&#8221; adı verilen yararlı bakterileri kendi florasında içermesidir. Laktobasillere &#8220;süt basilleri&#8221; adı da verilmektedir.</p>
<p>Laktobasiller vajenin asit PH&#8217;sinde üreme özelliği göstererek vajeni zararlı mikroplardan adeta korurlar.</p>
<p>Laktobasillerin sayıca azaldığı pek çok durumda vajen enfeksiyonları (vaginitler) görülebilecektir. Örneğin antibiotik kullanımı sonucunda vajinal mantar oluşmasının nedeni de budur.</p>
<p><strong>Vajinal flora ile ilgili bilgiler için</strong></p>
<p>Patolojik (anormal) vajinal akıntı nedir? Vajinit nedir? Cervicit nedir?<br />
Vaginanın iltihabına &#8220;vajinit (vaginit)&#8221; ve serviks (cerviks) denilen rahim ağzının iltihabına &#8220;servisit (cervicit)&#8221; denmektedir.</p>
<p>Vajinit ve servisitlerin en önemli bulguları da normalden farklı yapıda olan yani fizyolojik olmayan &#8220;patolojik vaginal akıntı&#8221; lardır. Patolojik vajinal akıntılar kişide bir hastalık olduğunu gösterir.</p>
<p>Vajinitteki akıntı fizyolojik akıntılardan farklı bazı özellikleri vardır; daha bol miktardadır, kötü, rahatsız edici kokusu olabilir ve koyu kıvamlıdır. Bazen süt kesiği kıvamında olabildiği gibi bazen de köpüklü ve bol sarı-yeşil renktedir.</p>
<p>Serviksin iltihapları (servisitler) ise anormal vajinal akıntılar yanında, kendilerini kasık ve bel ağrıları ile belli ederler.</p>
<p>Vaginal enfeksiyon (vaginit) ve servikal enfeksiyon (servisit) dışında da bir çok kadın hastalığı vaginal akıntı yapabilir. Genital bölgede kullanılan parfümler, pedler,vajinal tamponlar veya prezervatif gibi yabancı maddeler vaginada irritasyon (tahriş) yaparak akıntıya neden olabilir.</p>
<p>Tüm bu nedenler dışında nadiren de olsa üreme organları ile ilgili kanseröz tümörler de akıntı şikayeti yapabilir.</p>
<p><strong>Vajinal akıntı nedenleri nelerdir?</strong><br />
Daha önce de belirtildiği üzere vajina enfeksiyonuna &#8220;vajinit (vaginit)&#8221; denirken, cerviks (rahim ağzı) enfeksiyonuna &#8220;cervicit (servisit)&#8221; adı verilir.</p>
<p>Kadınlarda hem vajinit hem de cervicit etkenleri vajinal akıntılara neden olabilmektedirler.</p>
<p><strong>Vajinit (vaginit)</strong> yaparak vajinal akıntıya neden olan jinekolojik enfeksiyonlar nelerdir?<br />
Kadınlarda vajinit (vajina iltihabı) yaparak vajinal akıntı oluşturan jinekolojik hastalıklar:<br />
Bakteriyel vaginosis (Gardnerella vaginiti, non-spesifik vajinit): Kokulu vajinal akıntının olması bakteryel vajinoz hastalığı için tipik bir bulgu olarak kabul edilmektedir.<br />
Mantar enfeksiyonları (Vajinal mantar enfeksiyonları): Vajinadan gelen peynirimsi (kıvamlı) veya süt gibi beyaz akıntılar mantar enfeksiyonu ile ilişkilidir.<br />
Trikomonas enfeksiyonları (Trichomoniasis, Trichomonas vaginalis): Yeşilimtırak, köpüklü akıntılar ve vajinal yanmalar trichomoniasis enfeksiyonunu düşündürebilir.</p>
<p>Cervicit (servisit) yaparak vajinal akıntıya neden olan jinekolojik enfeksiyonlar nelerdir?<br />
Kadınlarda servisit (serviks iltihabı) yaparak vajinal akıntı oluşturan jinekolojik hastalıklar:<br />
Mikoplazma ve Ureaplasma Enfeksiyonları<br />
Klamidya Enfeksiyonları (Chlamidiasis, Klamidyoz): Kadınlarda cinsel yolla en sık olarak bulaşan hastalık chlamidia enfeksiyonlarıdır.<br />
Gonore (Bel soğukluğu)</p>
<p>Vajinal akıntılara neden olan diğer nadir sebepler nelerdir?<br />
Vajinal akıntıya sebep olan diğer nedenler arasında:<br />
Vajinal Tampon Kullanımı<br />
Vajinayı irrite eden diğer maddelerin kullanımı (parfumler, sabunlar, vajinal duş alımı, alerjik bünyelerde vajinal fitiller gibi)<br />
Lateks alerjisi (partnerlerin prezervatif kullanması durumunda ve kişide çok nadir görülen &#8220;lateks alerjisi&#8221; varsa bu sorun oluşturailir)<br />
Herpes enfeksiyonları (Genital Uçuk)<br />
Vajenin tümörleri bulunmaktadır.</p>
<p>VAJİNİT (VAGİNİT) ETKENLERİ HAKKINDA<br />
Bakteriyal vaginosis (bakteriyel vajinosis) nedir?<br />
Kadınlarda en sık karşılaşılan vaginal akıntı sebebi &#8220;bakteriel vaginosis&#8221; (bakteriyel vajinosis, bakteriyel vajinoz, non-spesifik vajinit) dir. Bu enfeksiyon &#8220;Gardnerella vaginalis&#8221; denen mikrobik ajanın vagina içersinde aşırı çoğalması sonucu bakteriyel vajinosis oluşmaktadır.</p>
<p>Bakteriyal vaginosis kişide bol miktarda beyaz-gri hafif sarımsı vaginal akıntı ile karakterizedir. Özellikle akıntının kötü kokusu belirgindir. Vajinal akıntıda tipik olarak &#8220;balık kokusu&#8221; bulunmaktadır.</p>
<p>Vajina içinden gelen koku özellikle cinsel ilişki sırasında ve adet günlerinde daha da belirginleşmektedir.</p>
<p>Bakteriyal vajinosis (non spesifik vajinit) tedavisinde ağızdan ve vajinal yoldan (özellikle metronidazole ve ornidazol grubu) antibakteriel ilaçlar kullanılmaktadır.</p>
<p>Bakteriyel vajinoz (bakteriyel vajinit) ile ilgili bilgiler için &gt;&gt;&gt;</p>
<p>Vajinal Mantar (vajinal candida) enfeksiyonu nedir?<br />
Vaginada mantar enfeksiyonu belirgin kaşıntı ve irritasyon (tahriş) yapan bir akıntı yapmaktadır. Sıklıkla vaginadaki bu enfeksiyona vulva (dış genital organlar) da katılmaktadır. Bunun sonucu vulva cildinde kızarıklık, ağrı ve şişlik (ödem) oluşmaktadır.</p>
<p>Mantar enfeksiyonu bazen &#8220;üretra&#8221; denilen idrar kanalını da etkileyerek idrar yaparken ağrıya (disüri) da neden olabilir. Cinsel ilişkide yanma ve ağrı da genel olarak hissedilen diğer semptomlardır.</p>
<p>Mantar enfeksiyonundaki vaginal akıntı beyaz süt kesiği şeklindedir ve vagina duvarına yapışır. En sık &#8220;Candida&#8221; adı verilen mikroskobik mantarın vajende aşırı çoğalması sonucu oluşur.</p>
<p>Candida enfeksiyonları arasında insanlarda en sık görülen tür &#8220;Candida albicans&#8221; dır.</p>
<p>Vajenin mantar enfeksiyonları &#8220;oportunistik (fırsatçı) enfeksiyonlar&#8221; olarak kabul edilir. Yani vucud direncinin düşmesini veya vajen içi koruyucu bakteriler olan laktobasillerin sayıca azalmalarını fırsat bilerek vajen ortamında çoğalmaktadırlar.</p>
<p>Candida enfeksiyonları antibiyotik kullanımı sonrasında, gebelikte ve şeker hastalarında daha sık görülmektedir. Ayrıca vücudun direncinin düştüğü durumlarda, kanser tedavisi (kemoterapi) görenlerde, Aids’te daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Mantar enfeksiyonları tedavisinde vaginal yolla veya ağızdan uygulanan anti-mantar ilaçlar (antimikotikler) kullanılmaktadır.</p>
<p>Vajinal mantar enfeksiyonu (Candida albicans vajinit) için bilgiler &gt;&gt;&gt;</p>
<p>Vajinal trikomonas (trichomonas vaginalis) enfeksiyonu nedir?<br />
Trichomonas vaginalis de cinsel ilişki ile bulaşan diğer bir vaginal enfeksiyon nedeni olan bir mikroorganizmadır.</p>
<p>Vajinal trikomanas çok bol miktarda yeşilimsi, köpüklü ve irritasyon yapıcı vajinal akıntı yapar. Vagina ve vulvada yanma hissi ve kaşıntı belirgindir. Antibiyotik tedavisinin uygulanması ve bu tedaviye mutlaka cinsel eşin de dahil edilmesi nüksleri önlemek açısından şarttır.</p>
<p>Vaginal akıntı tümöral bir oluşum nedeni ile de olabilir, bu durumda çoğunlukla sümüksü kıvamda ve bol miktarda, üzerinde ince çizgiler halinde kan bulunan bir akıntı mevcuttur. Böyle bir akıntı varlığında üreme organları ayrıntılı olarak gözden geçirilmeli ve neden saptandıktan sonra uygun tedavi yapılmalıdır.</p>
<p>Trikomonas enfeksiyonları ile ilgili bilgiler için tıklayınız</p>
<p>Vajinal akıntılardan korunma yolları.. Hera Klinik olarak çözüm önerilerimiz..<br />
Vajina içini hiç bir zaman yıkamayınız. Vajen içini yıkamak asit PH&#8217;ı değiştirecek ve oradaki doğal ortamı bozarak laktobasilleri sayıca azaltarak zararlı mikroplara bir üreme ortamı sağlayacaktır. Hele hele vajen içini sabunla asla yıkamayınız.</p>
<p>Normal banyo sırasında vajen içine kaçan su miktarı önemsiz olmakla birlikte, vajenin içinin basınçlı su ile yıkanması (vajinal duş) aynı sebeplerden ötürü önerilmemektedir. İlişki sonrası veya adetten temizlenmek için ise çok zorda kalınıyorsa &#8220;özel vajinal duş solusyonları&#8221; kullanılabilir.<br />
Banyodan sonra dış genital bölgenizi havlu ile kurulayın.<br />
Genital sprey, parfüm katkılı ped ve tampon, parfüm katkılı prezervatifleri kullanmayın.<br />
İç çamaşırınızı günlük değiştirin ve sentetik değil, pamuklu olanları tercih edin.<br />
Yüzme ve ağir eksersizler sonrası iç çamaşır veya mayonuzu değiştirin. Üstünüzde kurumasın.<br />
Aşırı kilo ve şeker hastalığı mantar enfeksiyonuna zemin hazırlar. Bu tür bir sorununuz varsa önlemini almaya çalışın.<br />
Dar pantolon veya dar iç çamaşırı giymekten kaçının.<br />
Genel tuvalet temizliğinize dikkat edin.<br />
Cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanmaya özen gösterin ve sık partner değiştirmeyin. Sık partner değiştiren kişilerle birlikte olmayın.</p>
<p>UNUTMAYIN !!!<br />
Eskiye göre normalden fazla akıntı, akıntıya eşlik eden yanma veya kaşıntı, akıntıda-adet dönemlerinde veya ilişki sırasında kötü kokuların hissedilmesi, akıntının renkli (sarı, yeşil, gri) veya köpüklü olması ve cinsel ilişki sıraısnda yanma veya ağrının olması VAJİNAL ENFEKSİYON bulgularıdır; acilen jinekolog muayene ve tedavisi gereklidir.</p>
<p>Yine, bazı vajinal enfeksiyonlar sessiz seyretmekte ve zaman içinde farkında olmadan kişilerde ciddi komplikasyonlara sebep olmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle günümüzde her kadının 6 ayda bir jinekolog muayenesine gitmesi ve jinekolojik muayene olması, yılda bir kere de smear testi ve jinekolojik ultrason yaptırması önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/vajinal-akintilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Ağrısı Mastalji</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/meme-agrisi-mastalji.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/meme-agrisi-mastalji.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cicik büyütme]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs büyütme]]></category>
		<category><![CDATA[Mastalji]]></category>
		<category><![CDATA[mastalji meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[meme büyütme]]></category>
		<category><![CDATA[meme ucları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Meme Ağrısı
Mastalji
// 

Meme ağrısı ve hasasiyeti muhtemelen en sık görülen meme şikayetidir.İyi huylu meme hastalıkları ,adet öncesi dönemde artan ve adet ile birlikte azalan meme büyümeleri genellikle memede geçici ağrılara ve gerginliğe sebep olmaktadır.
Memede Ağrı, Mastalji belirtileri nedir?
Adet öncesi gerginliğe bağlı meme ağrıları tipik olarak adetten bir kaç gün once başlayıp adetten hemen sonra geçmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme Ağrısı<br />
Mastalji<br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
Meme ağrısı ve hasasiyeti muhtemelen en sık görülen meme şikayetidir.İyi huylu meme hastalıkları ,adet öncesi dönemde artan ve adet ile birlikte azalan meme büyümeleri genellikle memede geçici ağrılara ve gerginliğe sebep olmaktadır.</p>
<p>Memede Ağrı, Mastalji belirtileri nedir?</p>
<p>Adet öncesi gerginliğe bağlı meme ağrıları tipik olarak adetten bir kaç gün once başlayıp adetten hemen sonra geçmektedir. Genellikle tüm memeyi ve her iki memeyi birden etkileyen ,hassaslık ve gerginlik hissi veren ağrılardır. Sütyen takmak dahi ağrıyı ve huzursuzluğu attırır.</p>
<p>Meme ağrısı ve meme hassasiyeti ne zaman kanseri düşündürür?<span id="more-125"></span></p>
<p>Bir çok kanser kitlesi büyüyene dek ağrısızdır.Ancak meme ağrısının sadece tek bir yerde olması ve sebat etmesi kitlenin boyutuna bakılmaksızın meme kanseri şüphesini arttırmaktadır.</p>
<p>Mastalji teşhisi nasıl konur?</p>
<p>Adet dönemi bitmesine rağmen ağrılar devam ediyor ise doktor muayenesi gerektirmektedir.Doktor tarafından adet sonrası dönemde elle yapılacak meme muayenesi,meme ultrasonografisi veya mamografi teşhisi koymaya yardımcı olmaktadırlar.</p>
<p>Memede ağrı tedavisinde neler yapılır?</p>
<p>Mastalji ,adet öncesi gerginliğe bağlı ağrı fazla şiddetli değil ise genellikle tedavi gerektirmez. Methylksentilenden (kahve , çay, çikolata , kola ) uzak durulmasıyla meme ağrısı ve şişkinlikte azalma görülebilmektedir. Ancak bir çok kadın bu diyet değişikliğinden fayda görmediğini söylemektedir. Orta derece tuz kısıtlaması , orta derece diüretikler ve nonsteroidal ağrı kesiciler sıklıkla etkili olmaktadır.Son yıllarda &#8220;keşiş otu, agnus castii&#8221; içeren preparatlar (agnucaston) da sıklıkla kullanılmaktadır.</p>
<p>Bu basit tedbirlerden de kadın fayda görmemişse ve ağrı şiddetli oluyor ise, doktor tarafından danazol tedavisi uygulanabilmektedir. Son yıllarda popüler olan bir tedavi yöntemi de bitkisel kökenli ilaçların meme ağrısı tedavisinde kullanılmasıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/meme-agrisi-mastalji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Başı Akıntısı</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/galaktore.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/galaktore.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akıntı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Galaktore]]></category>
		<category><![CDATA[meme akıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[meme başı akıntısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Meme Başı Akıntısı
Galaktore




   Meme başı akıntısı kadınlarda çok sık görülmektedir.Bir çok kadında meme başı  akıntısını, göğüsleri bastırmakla  ya da meme başını sıkarak ortaya koyar.Sadece göğüsleri sıkmak ile akıntı oluyorsa  hemen hemen her zaman bu akıntı iyi huyludur.
Birden fazla meme kanalından kaynaklanan  ve iki taraflı  olan  akıntı genellikle berrak ya da süt kıvamındadır.Bu tip akıntı genellikle fizyolojiktir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme Başı Akıntısı<br />
Galaktore<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
   Meme başı akıntısı kadınlarda çok sık görülmektedir.Bir çok kadında meme başı  akıntısını, göğüsleri bastırmakla  ya da meme başını sıkarak ortaya koyar.Sadece göğüsleri sıkmak ile akıntı oluyorsa  hemen hemen her zaman bu akıntı iyi huyludur.</p>
<p>Birden fazla meme kanalından kaynaklanan  ve iki taraflı  olan  akıntı genellikle berrak ya da süt kıvamındadır.Bu tip akıntı genellikle fizyolojiktir ve doğaldır, kendiliğinden de  görülebilir ancak nadiren hiperprolaktinemiye (prolaktin salgılayan   hipofiz adenomu  ya da hipotiroidi nedenli) bağlı meydana gelebilir.Kendiliğinden memeleri sıkmadan iki taraflı  süt kıvamında  akıntısı olan (galaktore) kadınlarda  serum prolaktin hormonu ve TSH  hormon      düzeyine bakılmalıdır.<br />
 </p>
<p>Meme başının altında  kitle ile ilişkili  herhangi bir akıntı  kanseri düşündürmektedir.Kendi kendi kendine akan , tek taraflı olan  ve tek süt kanalından kaynaklanan  meme başı akıntısı  meme kanserinden kaynaklanıyor olabilir. Ancak daha sıklıkla  duktal ektazi ya da papillomaya bağlıdır. Bu tip meme başı akıntısı olan  kadınlar, özellikle akıntı devamlı oluyor ise   ya da kanlı ise mamografi ile  değerlendirilmeli,meme başı akıntısından yayma yapılmalı  ve  gerekirse cerrahi müdahale yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/galaktore.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıntı Sebepleri</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/akinti-sebepleri.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/akinti-sebepleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 19:28:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıntı Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[bakteriyel]]></category>
		<category><![CDATA[Chlamydia]]></category>
		<category><![CDATA[gonorrhea]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür testi]]></category>
		<category><![CDATA[mikroorganizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[Trichomonas]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal kültür dışında smear testinde]]></category>
		<category><![CDATA[vajinit  ve candida]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[      // 

En sık akıntı sebepleri nedir?
Vaginal kaşıntı,yanma,normal olmayan kokulu akıntı şikayeti ile başvuran hastalarda vaginitten şüphelenilir. Sıklıkla sebep olan mikroorganizma vajinal kültür dışında smear testinde de görülmektedir. Doktor basit bir mikroskopik inceleme ile genellikle sebebi görebilmektedir.Serum fizyolojik ile hazırlanan inceleme lamında belli organizmaların olmaması, artmış miktarda lökositlerin görülmesi servisiti (rahim ağzı iltihabını) düşündürür ve Chlamydia, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-43" title="akıntı" src="http://www.hamilesin.com/wp-content/uploads/2009/08/düşük.jpg" alt="akıntı" width="101" height="84" />      <script type="text/javascript">// <![CDATA[
 google_ad_client = "pub-0783060370737077"; /* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */ google_ad_slot = "4707661811"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
En sık akıntı sebepleri nedir?</p>
<p>Vaginal kaşıntı,yanma,normal olmayan kokulu akıntı şikayeti ile başvuran hastalarda vaginitten şüphelenilir. Sıklıkla sebep olan mikroorganizma vajinal kültür dışında smear testinde de görülmektedir. Doktor basit bir mikroskopik inceleme ile genellikle sebebi görebilmektedir.Serum fizyolojik ile hazırlanan inceleme lamında belli organizmaların olmaması, artmış miktarda lökositlerin görülmesi servisiti (rahim ağzı iltihabını) düşündürür ve Chlamydia, gonorrhea (bel soğukluğu) veya herpesten şüphelenilmelidir.Tanıyı kesinleştirmek için vajinal kültür yapılmalıdır. Vajinada akıntıya sebep olan ve en sık görülen mikroorganizmalar Trichomonas, bakteriyel vajinit ve candida (mantar) dır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/akinti-sebepleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lökosit Nedir</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/lokosit-nedir.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/lokosit-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 14:22:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lökosit Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akyuvar tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte granülosit ve lökosit yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[kandaki lökosit sayısının çoğalması]]></category>
		<category><![CDATA[lokosit]]></category>
		<category><![CDATA[lökosit hücresi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[lokosit kan]]></category>
		<category><![CDATA[lökosit lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[tanım:lökosit nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Lökosit Nedir
Lökosit veya akyuvarlar olarak da adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir Vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı koruyan akyuvarlar, bağışıklık dizgesinin önemli bir bölümünü oluştururlar Sağlıklı bir yetişkin insanın bir litre kanında 4&#215;109-11&#215;109 adet, bir başka tanımla, bir damla kanda yaklaşık 7000 ila 25000 arası akyuvar bulunur Bu nicelik lösemi hastalarında 50000&#8242;e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lökosit Nedir<br />
Lökosit veya akyuvarlar olarak da adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir Vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı koruyan akyuvarlar, bağışıklık dizgesinin önemli bir bölümünü oluştururlar Sağlıklı bir yetişkin insanın bir litre kanında 4&#215;109-11&#215;109 adet, bir başka tanımla, bir damla kanda yaklaşık 7000 ila 25000 arası akyuvar bulunur Bu nicelik lösemi hastalarında 50000&#8242;e kadar çıkar Lökositler kanın dışında lenf sistemi, dalak ve diğer vücut dokularında da bulunur<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Akyuvar tanımı tüm beyaz hücre türlerini kapsayan kaba bir tanımdır Bu şekilde kan hücrelerini kümelemek sıklıkla bu tanımın yanlış kullanımına yol açmaktadir Bu yüzden değişik kaynaklar hücreleri kökenlerine göre ayırmaya yoluna gitmektedir</p>
<p>Granülositler </p>
<p>3 tip granülosit vardır:<br />
Nötrofiller,<br />
Bazofiller,<br />
Eozinofiller<br />
Lenfositler</p>
<p>Bağışıklık yanıtının sıvısal bölümünü oluşturan lenfositler, kandan çok lenf sisteminde bulunurlar Kanda 3 lenfosit türü bulunur: B hücreleri, T hücreleri ve doğal öldürücü (katil) hücreler B hücreleri her antijene özel antikor üretirken, CD4+ (yardımcı) T hücreleri ise bağışıklık yanıtını düzenlerler CD8+ (sitotoksik) T hücreleri (öldürücü T hücreleri olarak da adlandırılırlar) ve doğal öldürücü hücreler ise bakterileri ve virüslerle enfekte olmuş vücut hücrelerini yok edebilirler</p>
<p>Monositler </p>
<p>Monositler göze yutarlığı yapma özelliğine sahiptirler Ayrıca T hücrelerini uyararak onların çoğalmasını sağlarlar Kan dolaşımından ayrılıp dokulara giren monositler makrofaj diye adlandırılırlar</p>
<p>Lökositlerle ilgili hastalıklar </p>
<p>Lökositlerle ilgili başlıca hastalıklar:<br />
Lökopeni, kandaki lökosit sayısının azalması<br />
Lökositoz, kandaki lökosit sayısının çoğalması<br />
Lösemi ve lenfoma, kanser türlerinde lökositler kontrolsüz biçimde çoğalırlar<br />
Diğer doku hücreleri </p>
<p>Histiositler, kan dolaşımında bulunmayıp, lenf sisteminde ve diğer vücut dokularında bulunan hücreler:<br />
Makrofajlar<br />
Dendritik hücreler<br />
Mast hücreleri (mastositler) </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/lokosit-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıntı Sorunları</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/akinti-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/akinti-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 22:41:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıntı Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[akıntı kokulu]]></category>
		<category><![CDATA[am akıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[am kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[dölüm kokuyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda kahverengi akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda vajina akıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[kokan kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kötü kokulu akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaf akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[sex akıntısı kokuyor]]></category>
		<category><![CDATA[vajina kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal akıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[



Fizyolojik akıntılar
Kadınların önemli bir kısmında hiç bir hastalık söz konusu olmamasına karşın akıntı vardır. Fizyolojik akıntı olarak nitelendirilen bu akıntının en önemli özellikleri akıntının uzun zamandan beri var olması hemen her gün bulunması kokusuz olması renginin şeffaf-beyaz veya açık sarı renkli olması beraberinde ağrı idrar yaparken yanma kanama ve diğer belirtilerden hiç birinin bulunmamasıdır. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Fizyolojik akıntılar<br />
Kadınların önemli bir kısmında hiç bir hastalık söz konusu olmamasına karşın akıntı vardır. Fizyolojik akıntı olarak nitelendirilen bu akıntının en önemli özellikleri akıntının uzun zamandan beri var olması hemen her gün bulunması kokusuz olması renginin şeffaf-beyaz veya açık sarı renkli olması beraberinde ağrı idrar yaparken yanma kanama ve diğer belirtilerden hiç birinin bulunmamasıdır. Bu özelliklere sahip bir akıntının bir hastalıktan kaynaklanması pek olası değildir.<span id="more-85"></span></p>
<p>Bazen fizyolojik akıntı ped kullanımı gerektirecek kadar fazla olabilir. Esasen hijyenik ped üreticilerinin &#8220;günlük ped&#8221; adı altında bir ürün geliştirmelerinin nedeni kadınlarda fizyolojik akıntının nispeten sık görülen bir durum olmasıdır.</p>
<p>Fizyolojik akıntı rahim ağzı salgılarıyla birlikte kendini sürekli olarak yenileyen vajina dokusundaki artıkların atılmasından ibarettir. Bu açıdan bakıldığında fizyolojik akıntının aslında önemli bir işlevi olduğu söylenebilir.</p>
<p>Fizyolojik akıntılar hormonlar tarafından kontrol edildiklerinden özellikle aktif hormon üretiminin devam ettiği üreme çağında görülürler.</p>
<p>Fizyolojik akıntı adet döngüsünün her gününde var olabileceği gibi yalnızca belli günlerde ortaya çıkabilir. Yumurtlama döneminde rahim ağzından yumurta akı kıvamında lastik gibi uzayabilen berrak bir sıvı salgılanır ve bu sıvı kadın tarafından çoğunlukla hissedilerek &#8220;akıntı&#8221; olarak nitelendirilir.</p>
<p>Unutmayın: Akıntının özellikleri yukarıdakilere uymuyorsa bu sizde bir sorun olduğuna işaret edebilir. Özellikle yeni başlayan yani alışkın olmadığınız bir akıntı söz konusuysa kendi kendinize &#8220;fizyolojik akıntı&#8221; tanısını koymamalı ve doktora başvurmalısınız.</p>
<p>Fizyolojik olmayan akıntılar</p>
<p>Yeni ortaya çıkmış koyu sarı yeşil kahverengi renkli kanlı köpüklenen kötü kokulu beraberinde ağrı idrar yaparken yanma normal dışı kanama gibi belirtilerle seyreden bir akıntı çoğu durumda bir genital sistem sorununa işaret eder ve mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirir. Çoğu durumda neden bir genital enfeksiyondur.</p>
<p>Akıntının kaynağı olan genital enfeksiyon çoğu durumda vajinaya sınırlı iken (vajinit) bazı durumlarda rahim ağzı enfeksiyonu (servisit) veya genital sistemin daha üst bölgelerini tutan bir pelvik enfeksiyon söz konusu olabilir.</p>
<p>Vajinitler genital hijyenin bozulmasına neden olabileceklerinden ve özellikle de gebelik döneminde yaratmaları muhtemel sorunlar nedeniyle genellikle tedavi edilmeleri önerilen enfeksiyonlardır.<br />
Servisit nedeni olan bakteriler üst genital kanala sıçrayarak daha ciddi enfeksiyonlara neden olabileceklerinden mutlaka tedavi edilmelidirler.<br />
Pelvik enfeksiyonlar tüplerin tıkanmasına ve abse oluşumuna neden olabileceklerinden her zaman ciddiye alınmalıdırlar.</p>
<p>Enfeksiyon dışında ender görülse de özellikle rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonların ve kanserlerin de yalnızca akıntı şeklinde belirti verebileceği unutulmamalı ve akıntının nedeninin aydınlatılması için kısa zamanda doktora başvurulmalıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/akinti-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Calisanlar icin Emzirme</title>
		<link>http://www.hamilesin.com/calisan-anneler-icin-emzirme-rehberi.html</link>
		<comments>http://www.hamilesin.com/calisan-anneler-icin-emzirme-rehberi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 22:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çalışan Anneler]]></category>
		<category><![CDATA[15 yaş hamile]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanin azalmasi]]></category>
		<category><![CDATA[anneler bebk kaç]]></category>
		<category><![CDATA[aylıkken]]></category>
		<category><![CDATA[bebk ıraktırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan anne]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan anneler için]]></category>
		<category><![CDATA[emzirir]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hamilesin.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[



Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir.
 Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0783060370737077";
/* 300x250, oluşturulma 15.01.2010 */
google_ad_slot = "4707661811";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir.</p>
<p> Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.<span id="more-79"></span></p>
<p>Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir. Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi<br />
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilda Çerçi Özkan, başarılı bir emzirme için annelerin gözden kaçırmaması gereken noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p>Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.<br />
Sütün gelmesini beklemeden bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.<br />
Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.<br />
Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahverenkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.<br />
Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.<br />
Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.<br />
Gebelikte olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hamilesin.com/calisan-anneler-icin-emzirme-rehberi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
